5 Şubat 2016 Cuma

Çin'in devasa planları



Bu yılın kış transfer dönemine Çin kulüplerinin yaptığı uçuk transferler damga vurdu. Daha önceki zengin ve gelişmemiş liglerin aksine kariyerinin son dönemindeki yıldızlar yerine Jackson Martinez, Alex Teixeira, Ramires, Guarin gibi halen Avrupa'nın üst düzey kulüplerinin peşinden koştuğu oyuncuları bünyesine katan Çin Süper Ligi'nin bu ani transfer harekatı sonrasında duruma yabancı olanlarımızın kafalarında deli sorular peydahlandı tabi. Ben de bu arkadaşlardan biri olarak birkaç gün boyunca internette araştırmalar yaptım ve edindiğim bilgiler sonrası epey etkilendim. Ramires transferi sonrası "Çin ligi 2 yıla mantara bağlar, maaşları ödeyemezler" demiştim ama projenin arkasındaki teşkilatı görünce anladım ki....



                                                      BİR DEVLET PROJESİ 


Çin milli futbol takımının hali bildiğiniz gibi içler acısı. Katıldıkları tek Dünya Kupası'nda Brezilya,Türkiye ve Kosta Rika'nın bulunduğu grupta sıfır çeken takımın son utanç verici performansı da 2018 Dünya Kupası elemelerinde Hong Kong'la berabere kalmak oldu. Düz Adam Sami edasıyla "1 milyarlık ülkeden nasıl 11 tane yetenekli futbolcu çıkmıyor yaaov?" diye sorabiliriz ama 3 tarafı denizle çevrili ülkemizden uluslararası seviyede başarısı bulunan bir yüzücü çıkmadığı için durumlarını anlayabiliriz herhalde.

Futbolu çok sevdiği söylenen devlet başkanı Xi Jinping'in onayladığı 50 maddelik futbolda kalkınma projesi zengin işadamlarının ülke futbolunu dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline getirme çalışmalarına başlamasını sağlamış. Jinping'in de rahatsız olduğu nokta hızla gelişen Asya futbolunda Çin'in diğer ülkelerin çok arkasında kalması. 90'lı yıllarda futbolun amatör düzeyde oynandığı Japonya'nın 2002 Dünya Kupası ev sahipliğiyle beraber toplamda 5 Dünya Kupası'na üst üste katılmış olması, her sene özellikle Almanya Bundesliga'ya genç oyuncular yollaması da Çinlileri kıskandırıyor olsa gerek. Ülke kendi yeteneklerini yetiştirmek için önemli adımlar atmış; okullarda futbol dersleri müfredata eklenirken 2017'ye kadar 20 bin futbol okulunun açılmış olması, bu sayının 10 yıl içinde 50 bini bulması hedefleniyor. Ülkenin en başarılı ve zengin kulübü diyebileceğimiz Guangzhou Evergrande, altyapı tesisleri için 120 MİLYON EURO harcamış durumda ve bu dünyanın en pahalı altyapı merkezine sahip olmaları demek. Aynı zamanda Real Madrid'le yaptıkları anlaşma kapsamında bu altyapı tesisinde her yıl İspanya'dan gelen teknik direktörler eğitim veriyor.

Peki tüm bu para neden harcanıyor? Bir geri dönüşü var mı?

Evet var. 

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip Çin'de büyüme artık sadece üretim üzerinden değil eğlence ve spor alanlarında da hedefleniyor. Devlete yakın zenginler de yukarıdan gelen bu emri ikiletmeden kolları sıvamış durumda.

 Çin Süper Liginin 2013 yılındaki finalini 68 milyon kişi izlemiş. Sadece bir yıl sonra bu sayı 83 milyona çıkmış. Bu kış yapılan transferler sonrası ligin final maçını 100 milyondan fazla kişinin izlemesi hiç de şaşırtıcı olmaz, hatta yurt dışındaki ilgiyi de düşünürsek onu 200 milyon bile yapabiliriz. (Sözelciyim ama bana mantıklı geldi açıkçası :s)

Geçen yıl Çin liginin tribünlerdeki seyirci ortalaması 22 binmiş, ki bu Fransa ve İtalya'ya neredeyse denk bir sayı. 2018 yılı itibariyle bu konuda Premier Lig ve Bundesliga'dan sonra dünyanın en yüksek üçüncü seyirci ortalamasına sahip olacakları öngörülüyor. 2015'de ligin yayın haklarını elinde bulunduran devlet kanalı lig maçları için sadece 9 milyon dolar ödemiş, özelleştirilme sonrası 1 milyar euroyu bulan 5 yıllık ihaleyle yıllık bedel de 200 milyona çıktı.

Ligin güçlü ekiplerinden başkent temsilcisi Beijing Guoan'ın 27 bin kişilik kombine bilet listesi için geçen ay itibariyle 42 bin kişi başvuruda bulunmuş. 2010'dan beri oyuncular ve teknik ekiplere 150 milyon dolardan fazla harcayan Guangzhou ise Çin futboluna harcanan paraların nasıl bir geri dönüşe sahip olduğunun kanıtı; kulübü 16 milyon dolara satın alıp kendi ismini ekleyen Evergrande şirketi sadece 4 yıl sonra kulübün %50 hissesini internetten alışveriş devi Alibaba'ya  190 milyon dolara satmış.



Dünya Kupası'na ev sahipliği ve düzenli katılım

Sizleri çok fazla sayıya boğmak istemiyorum, tüm bu anlatılanlardan ulaşmamız gereken sonuç Çin'in yüksek harcama nedeniyle iflasa gitmeyeceği- aksine ülke ekonomisinin boyutları düşünüldüğünde işadamlarının akıttığı paraların bir şekilde geri dönüşünün de olduğu.

Çin Süper Liginin tüm dünyayı şaşkına çeviren yıldız transferleri 50 maddelik planın reklam kısmı. Altyapı yatırımları yapılıyor, Çinli işadamları Avrupa'dan birçok kulübün hisselerini alıyor (Slavia Prag, Sochaux, Espanyol, Atletico Madrid, ADO Den Haag ve Manchester City bu takımlar arasında) hatta enteresan sponsorluk anlaşmaları planlıyorlar; geçtiğimiz günlerde Ledman adlı Çinli şirketin Portekiz İkinci Ligi'ne sponsorluk karşılığı ilk 10 sıradaki her takımın kadrosunda en az 1 Çinli oyuncu bulundurma zorunluluğu getirme isteği büyük tartışmalara sebep olmuştu. Ledman sonradan bu isteğinden vazgeçse ve bu istekleri despotça gözükse de olaya şöyle de bakabiliriz; Arap ülkeleri gibi 2 sezon yürüyerek futbol oynayacak emekli yıldızlara para akıtmaktansa kendi oyuncularını da yetiştirmenin peşindeler. Milli takım ve oyuncu yetiştirme konularında Japonya seviyesine çıkmaları büyük başarı olur, onların amacı da 2022 veya sonrasında bir Dünya Kupasına ev sahipliği yapmak. Bu uğurda David Beckham'ı kendileri için lobi faaliyetleri yürütmesi için "ikna eden" Çinliler şimdi de yıldızlarla dolu ligleriyle dikkati üzerilerinde tutmayı amaçlıyor.

Şu an Çin'de yabancı sınırı var ve bu seviyesi tartışılır bazı yerli oyuncuların 5-10 milyon euro karşılığında transfer olmasını sağlıyor. Tıpkı ülkemizde (ve hatta Rusya'da) olduğu gibi bu tip sınırlamaların ülke futboluna olumlu bir katkısı olmadığını biliyoruz. Açıkçası kafamdaki tek soru işareti kendi yıldızlarını yetiştirip yetiştiremeyecekleri ama Çin'de görev yapan bir profesörün sözleri de oldukça dikkat çekici; "Çinliler kafaya koydukları bir işi başarmadan bırakmaz. Önlerinde zorlu bir süreç var ama ellerinde 150 yıllık bir futbol evrimini 10 yıla sığdıracak güç var"

Çin Süper Ligi önümüzdeki yıllarda da bu harcamalara devam eder mi bilmiyorum ama bir Dünya Kupası ev sahipliği elde edene kadar bu transferlere devam edeceklerini tahmin etmek zor değil. Asıl soru, 10 yıl içinde Avrupa liglerinde yetenekleriyle dikkat çeken Çinli oyuncular görüp göremeyeceğimiz ve milli takımın başarılar elde edip edemeyeceği. 

Eğer gerçekten de kafalarına koydukları şeyi başarmadan işin peşini bırakmayan insanlarsa, en büyük hedeflerinin Dünya Kupası şampiyonluğu olduğunu düşünürsek...